Arşiv | Mayıs, 2010

hatun kişi

3 May

Hatun kişi severdi yalnızlığı.. kabullenmişti kimseyi kendisinden daha fazla sevemeyeceğini.. özünde rahatlık da vardı ne de olsa.. rahattı.. kimilerine göre ukala.. bak sen..! elden birşey gelir mi? rahattı işte..

er kişi sordu : “sen neden böylesin?”

hatun kişi düşündü “neydi ki ben de olmayan sıfatım?”

insanları severdi aslında, pek belli etmese de.. rahattı ama takardı onlardı.. o kadar takardı ki, bazen kendisini unutup diğer insan kişiyi daha çok umursadığını farkedip üzülürdü kendisine.. o kadar rahat derdi kendisine ama bir o kadar da kolay üzülürdü.. bükmezdi boynunu üzüldüğünde, gözyaşını da görmezdi kimse.. sorsanız ağlamazdı o, üzülmezdi, umursamazdı..! kendinden başkası görmezdi ki bi anda yanağına düşen damlayı.. kızamazdı ama.. bi anda parlayıp sönerdi, 2 saniye, çok değil.. kaçardı hemen saklanırdı.. kendi kendine yapardı atarını..

aslında kendi kendine yaptığı şey değildi öfkelenmek.. sevincini de kendi kendine yaşardı hatun kişi.. özlemini de.. özlem mi?? öyle bir duygusu mu vardı hatun kişinin? bulaşmış mıydı diğer kişilerden?? hem de nasıl.. özlerdi.. 2 gün önce ki sabah güneşini özlerdi.. 3 yıl önceki mum ışığında şarabı özlerdi.. 15 yıl önceki kreş aşkını özlerdi.. ama işte yine kendi kendine özlerdi hatun kişi.. söylemezdi, anlatmazdı..

vicdanı dendiğinde sesi soluğu kesilirdi hatun kişinin.. öfkesini, özlemini, sevincini gizlerdi ama vicdan.. kendi kendisinin cesaretini kırardı hep, kendisini baskıya mahkum ederdi.. sonra baktı.. neydi ki vicdan? ne zaman gelmişti hatun kişinin hayatına? hayatın kendisine ne zaman gelmişti ki hatun kişiye de geldi??

er kişi dedi : “vicdan insana sonradan yüklenen bir kavramdı aslında..”

haklıydı.. gelmişti işte vicdan apansızın, hatun kişi istememişti ki onu gelsin diye.. madem kendisiyle sorunu vicdandı, yoktu artık.. vicdanla arasına girmişti ali babanın dikenli telleri.. belki de hep orda olmalıydılar.. kim bilir..

hatun kişi dedi “beni üzen de vicdanımdı..”

baktı, düşündü, gülümsedi.. madem rahatmışsın, takmazmışsın, kendini de takma dedi.. bırak vicdanı pencerenin kenarından.. kimseye çaktırmadan.. düşsün salına salına rüzgarla, pek de ağır değil ya zaten.. zor değil.. hatta daha da kolay.. belki de en kolayı.. gül sonra kendi kendine.. deli değilsin, korkma!.. sadece kuş gibi hafifsin, o kadar..

sonra döndü, er kişiye baktı.. “farklısın” dedi..

sonra aynaya döndü hatun kişi.. baktı..

masallar diyarında ikinci bir Pinokyo’ya yer yoktu ki..

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.